Benim Kelimelerim ve Benim Gramerim DERS-1 Basit Hikaye Kitabı Cümleleri

"paylaşmak güzeldir."

İngilizce Kelime Ezberlenmez İngilizce Kelime Öğrenilir başlıklı içerikte yeni ingilizce kelimelerin öğrenilmesi üzerine bilgiler paylaşmıştık. Bunlardan hareketle İngilizce kelime öğrenme çalışmalarına başlamadan önce hali hazırda “bildiğim ingilizce kelimelerin” neler olduğunun farkına varmaya karar verdim.

Google’da “En Çok Kullanılan İngilizce Kelimeler” ifadelerini aratarak rastgele bir listeden, sadece bildiğim kelimeleri alarak, yeni bir liste oluşturdum. Detaysız bir çalışma ile toplamda 350 adet ingilizce kelime bildiğimi farkettim.

Tam listeye ulaşmak isteyenler linki tıklayarak hazırladığım excel dosyasını indirebilirler. mevcut ing kelimeler

Daha sonra; basit ingilizce hikaye kitaplarından (yazının sonunda kaynak olarak link bırakacağım), sadece bizzat bildiğim kelimelerin geçtiği “cümleleri” konuşmamızı sağlayacak İngilizce Gramer sistemiyle işlemeye karar verdim. Böylelikle hedef dili öğrenebilmenin en kolay yolu olan sistemi; tamamen içselleştirmeyi amaç edindim.

İngilizceyi evde kendi kendine öğrenmek isteyenlere ve bu işe sıfırdan başlamayı düşünenlere yardımcı olacağına inandığım bu Ders Serisinin hazırlıyorum. Umarım faydalı olur…

am is are kullanımı

Be (olmak) Fiilinin Çekimleri

Bu sistem dahilinde aşağıdaki cümlelerimizi işlemeye başlayalım…

am is are ve was were örnek cümleleri Be(olmak) Yardımcı Fiili

İngilizce dilinde “olunan şeylerden” (Öğretmen olmak, Evli olmak, Fakir olmak, Güzel olmak, Büyük olmak gibi) bahsederken kullanılan Be yardımcı fiilinin kullanıldığı örnek cümleler.

Bu yardımcı fiilimizin çekimleri (-am -is -are) olanlar şu anda yada geniş bir zamandan bahsettiğini belirler. (-was -were) çekimlerimiz ise olduğumuz şeylerden bahseden cümlelerimize, bu olunan şey her neyse geçmişte olduğu mesajını verir. Zamir ile yardımcı fiilin yer değiştirdiğimizde ise cümlemizi bir soru cümlesi haline getiririz.

1- I was twelve years old.  Ben on iki yaşındaydım.
2- I am twelve years old.      Ben on iki yaşındayım.
3- Are you twelve years old?  Sen on iki yaşında mısın?
4- She were twelve years old. O on iki yaşındaydı.
5- You are not twelve years old. Sen on iki yaşında değilsin.

Hikaye kitabından 1 numaralı cümleyi aldım. Olduğu bir şeyden (on iki yaşında olmak) bahseden cümlemiz, doğal olarak Be olmak yardımcı fiilinin geçmiş zamanlı çekimi olan -was ile kullanılmış.

Örnek cümlenin de farklı varyasyonlar halinde çoğaltıp, basit gramer sistemine bağlı kalarak diğer örneklerimizi inceleyelim.

♦Eğer cümlemizde; şuandan yada genel bir zamandan bahsettiğimizin mesajını vermek istiyorsak -am -is -are çekimlerini kullanacağız. İkinci cümlede olduğu gibi.

♦Üçüncü cümlemizde ise kişi zamiri olan “You” ifadesi ile yardımcının “Are” yerlerini değiştirerek bir soru cümlesi elde etmiş oluyoruz.

♦Dördüncü cümlemiz ise yine -were yardımcısı kullanılarak olunan şeyin geçmişte olduğu mesajını veriyoruz.

♦Son cümlemizde de yardımcımızdan hemen sonra kullandığımız “not” ifadesi ile cümlemizi olumsuz hale getiriyoruz.

Diğer Örnek Cümleler

The street was too noisy. Sokak çok gürültülüydü.

She was rich. O zengindi.
She is rich.   O zengindir.
Is she rich?  O zengin mi?

It was pink. O pembeydi.

I am very hungry. Çok açım.

I was very happy. Çok mutluydum.

BE Ving Kalıbı Örnek Cümleleri

BE olmak yardımcı fiilinin bir önceki bölümde olunan şeylerde kullanımını işlemiştik. Bu bölümde ise olduğumuz şeyler değil de “yaptığımız şeylere” Türkçede ki -yor anlamını katmak üzere (gidiyor, geliyor, koşuyor vb.) yaptığımız şeylerden bahsederken nasıl kullanmamız gerektiğini işleyeceğiz.

Fiillerimize (Türkçede ki sonu -mek -mak ile biten ifadelerimizde)  -yor anlamı verdiğimiz örnek cümlelerimize bakalım.

1- I was sitting in my room. Odamda oturuyordum.
2- I wasn’t sitting in my room. Odamda oturmuyordum.
3- I am sitting in my room.  Odamda oturuyorum.
4- Was I sitting in my room? Odamda oturuyor muydum?

1- He was helping his father. O babasına yardım ediyordu.
2- He is helping his father. O babasına yardım ediyor.
3- Was he helping his father? O babasına yardım ediyor muydu?
4- İs he helping his father? O babasına yardım ediyor mu?

Do – Does – Did Yardımcı Fiilleri Örnek Cümleleri

Do (Yapmak) yardımcı fiilinin “yapılan” ve doğal olarak bir eylem bildiren ifadelerimizde kullandığımız yardımcı fiiller. Yardımcı fiillerin cümlelerimiz için olmazsa olmaz öneme sahip olduklarını görmüştük.

Do Does ve Did yardımcıları da cümledeki “yapılan işin zamanını bildirme” görevini üstlenmektedir. Do-Does şimdiki zaman veya genel zamanda kullanılmakta, Did yardımcı fiili ise geçmiş zamanda kullanılmakta.

Bu yardımcı fiillerimiz olumlu cümlelerimizde ortaya çıkmıyordu ve biz onların vermek istedikleri zaman mesajını, cümlede kendilerinden sonra gelen fiillere bakarak hangi zamandan bahsedildiğini anlıyorduk. Do ortaya çıkmadığında fiil yalın halde, Does ortaya çıkmadığında fiil “S” takısı almış halde ve “did” ortaya çıkmadığında ise fiilin ikinci halini kullanarak yardımcıların varlığını anlayabiliyorduk. Aynı cümlelerin olumsuz yada soru cümlelerinde ise yardımcılarımız ortaya çıktığından dolayı artık “zaman” kavramızı cümleye katabildiğimiz için fiilleri yalın halde kullanıyorduk.

1- I saw gardener is son.  Bahçıvanın oğlunu gördüm.
2- He sees gardener is son.  O bahçıvanın oğlunu görür.
3- Did you see gardener is son? Bahçıvanın oğlunu gördün mü?
♦ Birinci cümlede ortaya çıkamayan bir “did” yardımcısı olduğunu “see” fiilinin ikinci hali olan “saw” ifadesinden fark ediyor ve bu cümlenin geçmiş zamandan bahsettiğini anlıyoruz.
♦ İkinci cümlede ise “see” fiiline takılan “s” takısından dolayı burada bir ortaya çıkamayan “does” yardımcısı olduğunu fark ediyor ve cümlenin şimdiki yada genel bir zamandan bahsettiğini anlıyoruz. ( O bahçıvanın oğlunu görür… Yani genel zamanda bunu hergün yapar gibi)
♦ Üçüncü cümlemiz ise bir soru cümlesi olduğundan ve geçmişten bahsettiğinden dolayı “did” yardımcımız ortaya çıkmış ve “see” görmek fiilimiz yalın halde kullanılmıştır.

Aynı mantıkla sıradaki cümlelerimizi inceleyelim…

1- I opened the window. Pencereyi açtım.
2- I didn’t open the window. Pencereyi açmadım.
3- I open the window. Pencereyi açarım.
4- You don’t open the window. Pencereyi açmazsın?

1-He came to our house after a while. O bir süre sonra bizim eve geldi.
2- Did he come to house after a while? O bir süre sonra bizim eve geldi mi?

1- She went to the woods with her parents. O ailesi ile ormana gitti.
2- She didn’t go to the woods with her parents. O ailesiyle birlikte ormana gitmedi.

1- She put them in a glass full of water. Onları suyla dolu bir bardağa koydu.
2- She puts them in a glass full of water. Onları suyla dolu bir bardağa koyar.
3- She didn’t put them in a glass full of water. Onları suyla dolu bir bardağa koymadı.

1- I started to look out of the window.  Pencereden dışarıya bakmaya başladım.
2- You didn’t start to look out of the window? Pencereden dışarıya bakmaya başlamadın.
3- Do you start to look out of the window? Pencereden dışarıya bakmaya başlar mısın?

She began to look for them.  Onları aramaya başladı.

I opened my bag. Çantamı açtım.

I went home. Eve gittim.

She walked forward.  O ileri yürüdü.

No. I want the sun. Hayır. Ben güneşi istiyorum.

She ran in my room. Odamda koştu.

Diğer Yardımcı Fiiller ile Karışık Örnek cümleler

will put a lot of woods in the stove and the room will be very hot.
Sobaya çok odun koyacağım ve oda çok sıcak olacak.

That’s OK. How will I go? Bu iyiymiş. Nasıl gideceğim?

You will go back to the streets. Sokaklara geri gideceksin.

You will get cold. Üşüyeceksin.

They must be very sad. Onlar çok üzgün olmalı.

They couldn’t find me. Onlar beni bulamadı.

Can you see the babies again? Bebekleri tekrar görebilir misin?

The sun can’t come here so you should go to it. Güneş buraya gelemez bu yüzden sen ona gitmelisin.

I could sleep with her. Onunla uyuyabilirdim.

He could not find her way back. O geri dönüş yolunu bulamadı.

I couldn’t play ball without her. Onsuz top oynayamadım.

You can sit in my room. Odamda oturabilirsin.

I couldn’t wake her up. Onu uyandıramadım.

I heard my father is friends talking about me.
Babamın arkadaşlarının benimle ilgili konuştuğunu duydum.

We played together on the carpet. Birlikte halının üzerinde oynadık.

My father came from work. I said; “welcome daddy” and I kissed him.
Babam işten geldi. “Hoş geldin baba” dedim ve onu öptüm.

I know you very well. Seni çok iyi biliyorum.

I know you from school. Seni okuldan biliyorum.

What was your name? Senin adın neydi?

I remember now. Şimdi hatırladım.

We can find a way to open them. Onu açmanın bir yolunu bulabiliriz.

Hali hazırda benim bildiğim İngilizce kelimeler ile kurulan ve sadece yararlandığımız basit gramer yapısına uygun cümlelere ulaşıp burada paylaşıyorum.

İngilizcde Öğrenme Programı başlıklı yazıda bahsettiğim üzere bu basit cümle çalışmalarının ilgili gramer sistemini tamamen içselleştirebilmek adına Temel İngilizce Cümleler yazı dizisinin ilk içeriğini burada noktalıyorum.

Daima çocuk ruhlu ve
Hep mutlu kalmanız dileği ile
Hoşça kalın
okulculuk.com’la kalın…

Kaynak: Gülay Çakıt İngilizce Hikaye Kitapları 

"paylaşmak güzeldir."

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir