İhtiyaç Duyarak İngilizce Öğrenilir

"paylaşmak güzeldir."

İngilizce Yoğun İstek Duyularak Kolay Öğrenilir

Elimizde “Öğrenmek” fiili var. Derdimiz bu fiilin, “altından girip üstünden çıkarak” İngilizce Öğrenmeye uyarlamak olacak.

“Öğrenmek” fiilini Türk Dil Kurumu resmi internet sayfasına baktığımız da dört farklı sonuca ulaşıyoruz.

1. -i Bilgi edinmek:
Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım.” – Burhan Felek

2. -i Bellemek.

3. nesnesiz Beceri kazanmak:
Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti.” – Refik Halit Karay

4. -i Haber almak:
Az bir sürede bütün köy bu kurşunları sıkanın Hasan olduğunu öğrendi.” – Yaşar Kemal

Bizim işimize en yarar üçüncü seçenekte ki; “Beceri kazanmak” faaliyeti görünüyor. İngilizce Dilini öğrenmek yani o beceriyi kazanmak amacındayız.

Peki, bu nasıl olacak?

Herhangi bir şey nasıl öğrenilir?

Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için hangi koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir?

İnsanın, doğumuyla birlikte “öğrenme” becerileri gelişmeye başlar. Gelişen beceriler ise; ihtiyaç duyulan bilgilerin öğrenilmesi için, var güçleri ile çalışmaya başlar.

Buradaki “ihtiyaç” kelimesi, şüphesi, içeriğimizin temel taşını oluşturacaktır.

Konuyla alakalı bazı örneklerle devam etmek istiyorum.

Küçük bir çocuk, denge merkezlerinin gelişimini tamamlamasının ardından, yerde yuvarlanmak, oyuncağının yanına kadar emeklemek, artık onun için yetersiz olmaya başlar. Ve ayağa kalkıp yürüyebilmesi için müthiş bir “ihtiyaç” duyması nedeniyle “yürümeyi öğrenir.”

Peki, ya konuşmayı öğrenmesi. Artık karnını doyurmak ve susuzluğunu gidermekten daha fazla ihtiyaçları doğduğunda, (sürekli oyun oynamak” ve “daha fazla ilgi görmek” gibi) ağlamanın bunları gerçekleştirmediğinin fark eder, ve derdini anlatabilmek için olağan üstü bir ihtiyaç duyar.

Neticede de bu ihtiyacını karşılayabilmek için, o güne kadar maruz kaldığı sesleri taklit ederek, anadilini öğrenmeye başlar.

Türkiye’de, on ile on beş yaş arasındaki erkek çocukların, daha çok futbol kurallarına mı yoksa beyzbol kurallarına mı hakim olduklarını araştıran bir anket yapıldığını varsayalım.

Anketin, ezici bir çoğunlukla futbol kurallarına hakim oldukları yönünde çıkacaktır, öyle değil mi?

Peki, bunun sebebi üzerine fikir yürütmeye çalıştığımız da “sürekli bu spor dalı ile iç içe oldukları”, “hemen her yerde bu spor ile bir şekilde karşılaştıkları” en nihayetinde ise futbol kurallarını öğrenmeye “ihtiyaç duydukları” sonuçlarına varırız.

Tüm bu örneklerden sonra da, öğrenilecek “şeyin” zorluğunu ona duyulan ihtiyacın yoğunluğu ile doğru orantılı olduğu sonucuna pekala ulaşabiliriz.

Hangi çocuk futbol kurallarını öğrenmekte zorluk çeker ki?

Bu sorunun cevabı da genel anlamda kız çocukları olarak verilebilir. Oysa bu yanlış bir cevap olur. Çünkü kız çocuklarımızın, eğer bu spora özel bir ilgi duymuyorlarsa, böyle bilgiye ihtiyaçları yoktur. Yani futbolu bir ihtiyaç olarak görmediklerinden, öğrenmeye de lüzum görmezler.

Ana konumuz olan “İngilizce” öğrenmek için yapmamız gereken en önemli şeyin, İngilizce’ye karşı büyük bir “ihtiyaç” haline getirmek olmalıdır. İşte bu ihtiyacı ne derece yüksek oluşturmayı becerirsek, ingilizce’yi o derece kolay ve kısa sürede öğrenebileceğizdir.

İngilizce’yi nasıl daha kolay ve kısa sürede öğrenebileceğimizi daha iyi anlayabilmek için şuradaki içeriğimde bu dili en kolay bir şekilde öğrenen insanların kimler olduğunu açıklamaya çalıştım.

Sonuç olarak öğrenilmesi gereken şey her neyse, ona atfedilen zorluğun, “duyulan ihtiyaca” orantılı olduğunu düşünüyorum.

İçeriğimi sabırla okuduğunuz için çok teşekkür eder ve eğer faydalı olduğunu düşünüyorsanız daha fazla insana ulaştırabilmek adına paylaşmanızı temenni ederim…

Daima çocuk ruhlu ve
Hep mutlu kalmanız dileği ile
Hoşça kalın
okulculuk.com’la kalın…

"paylaşmak güzeldir."

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir