Etkili Ders Çalışma Programı Hazırlama

"paylaşmak güzeldir."

En başta, bugüne kadar değinilmemiş bir programdan (eğer bu bir program ise) bahsetmek istiyorum. Yazıyı okuyan herkesi “Yaşam biçimi” kavramını “ders çalışma programı” kavramı ile bağdaştırmaya davet ediyorum.
“Haftalık ders çalışma programı hazırlama”, daha doğrusu “düzenli ders çalışma programı” gibi başlıklara *Yaşam biçimi penceresinden bakmaya çalışacağız.

Etkili, akılda kalıcı ve zamanı etkin kullanarak hazırlanan bir ders çalışma programının, ders geçme ve başarılı olma konularında, büyük öneme sahip olduğu aşikardır.

Bununla birlikte, kendi akılda kalıcı ve etkili ders çalışma programımı, hazırlama ve uygulama aşamalarından sonra, ulaşabildiğim olumlu sonuçları sizlere aktarmayı amaçlıyorum.

Ders çalışmayı sade, karmaşadan arındırarak, akılda kalıcı hatta eğlenceli duruma dönüştürmek isteyenleri, burada ağırlamaktan onur duyarım. Etkili bir ders çalışma programı ile nasıl başarılı olunabileceği hakkında, kayda değer bilgiler barındıran bir içerik olacağını umut ediyorum.

Küçücük bir örnek olarak, binde bire bile olsa, fayda sağlayabilmek amaçlarım dâhilinde. Umarım faydalı olabilir ve konuyla alakalı problem yaşayanlara, arayış içerisinde olanlara katkı sağlayabilirim.

Not: Aktarmaya çalışacağım programın, alt yapısının hatta örnek kısmının, her ne kadar açıköğretim fakültesi temel alınarak hazırlandığı düşünülse de kesinlikle öyle olmadığı, bizatihi “sosyolojik olması” ve “toplumun tüm kesimlerini kapsaması” gibi engin düşünceler ile hazırlanmaya gayret edildiğini belirtmek isterim. Yeter ki var olabilsin.

Not: Siz değerli okurlarıma aktarmaya çalışacağım kavramı üçtür “program” şeklinde tanımlıyorum. Oysa bu beni ziyadesiyle rahatsız etmekte. O halde aynı kavramı, bundan sonra “program” yerine “*yaşam biçimi” olarak nitelendirmek istiyorum. 

Yaygın Olan “Zaman Dilimlerine Bölünerek Hazırlanan Ders Programı” Uygulamalarından Çok Uzak Bir *Yaşam Biçimi

 

Öncelikli hedefimiz; ders çalışma programı denildiğinde, (kısa bir süre öncesine kadar, birçok insan gibi benimde) zihnimizde, saatlere, günlere hatta haftalara bölünen ders ve ünite sayıları ile sınav tarihi üzerine kurulmuş matematiksel sistemlerin canlanmasına izin vermemek olmalı.

Örneğin;

Pazartesi günü üç dersin ikişer ünitesini iki saat içerisinde işleyip,

On beşer dakika dinlenme süreleri ardından yarım saat boyunca deneme sınavlarını çözerek öğrenme düzeyimizi ölçelim.

Salı ise iki dersin kalan üç ünitesi ile ilgilenip,

Çarşamba, genel sınav soruları çözmemiz, öğrenmeyi pekiştirir.

Perşembeyi tatil ilan ederek,

Cuma sabahtan daha önce ele alınmayan iki derse odaklanalım,

Öğleden sonra pazartesi gün öğrendiklerimizi tekrar edelim.

Eğer sınava daha yirmi bir gün var ise cumartesi ve pazarı, konu özeti okuyarak geçirelim.

Bu şekilde devam ederek; salının sallanması dolayısı ile çarşambanın da çarşafa dolanması kaçınılmaz olacaktır. 

Buna benzer formatlarda hazırlanan programların, şartlandırma etkisi ile hiç bir işe yaramayacağını düşünüyorum. Ders çalışma isteğini azaltması. Verimi düşürmesi. En önlemlisi ders çalışmanın eğlenceden çok zulme dönüşmesi olası nedenler arasında görülebilir.

Yeni alınan bir karar, uygulama aşamasında, her zaman alışkanlıkların değiştirilmesini dayatır. Devamında ise genellikle, alınan karardan cayma ile sonuçlanır.

Böyle bir sorun ile karşı karşıya kalmamak adına, daha yapıcı olabilecek, sade ve eğlenceli bir *yaşam biçimi arayışındaydım.

Benim *yaşam biçimim, daha fazla zihinsel bir program (*yaşam biçimi) olarak algılanmalı. Yaşama dokunan, alışkanlıkları değiştirmek zorunda kalmadığımız gibi aslında mevcut alışkanlıkları zenginleştirme özelliği olan bir ders çalışma *yaşam biçimi. 

Verimli Ders Çalışma Programı(*Yaşam Biçim) Hazırlamanın İlk Aşaması

 *Yaşam biçimi hazırlamanın ilk aşamasında, bir amaç belirlememiz gerekiyor.

 

Aöf’de Başarılı Olmak Açıköğretim’de Başarılı Olmanın En Etkili Yolu başlıklı yazımda ele aldığım “amaç edinme” konusu, program hazırlarken de faydalanacağımız bir yöntemdir.

Kişisel ve denenmiş, ders çalışma programımda da değineceğim üzere; ben amacımı, bir Excel çıktısından ziyade, hayatın içerisine bütünleşmiş bir yapı; *yaşam biçimi olarak tanımlamak isterim.

Doğrusu; boşa kürek çekmelerin ardından, bir program hazırlayacaksam eğer, bunu yaşamımda, etkin bir şekilde uygulamam gerekir. İşte, benim açıköğretim ders çalışma *yaşam biçimimi hazırlamamın ilk amacı, onu etkin uygulayabilmektir. Fayda sağlayacak şekilde uygulayabileceğim bir *yaşam biçimi hazırlamam gerektiğine inanarak başlıyorum.

Peki, etkin olarak uygulayabileceğim bir *yaşam biçimi olması için ne yapabilirim? Bireysel ders çalışma programı nasıl hazırlanır?

Bu sorulara yanıt verebilmem için, sıradan olan yaşantımı liste şeklinde görmem ve *yaşam biçimimi bu listeye göre oluşturmam gerekiyor. Bu liste aynı zamanda, aöf ders çalışma yöntemlerimi oluşturacak.

Gün içerisinde neler ile meşgul olduğu mu?

Çalıştığım için, iş yerinde iş harici ne kadar süre geçirdiği mi?

İş yerinde en çok hangi insanlar ile etkileşim halinde olduğu mu?

İş harici boş vakitlerimi nasıl değerlendirdiği mi?

En çok vakit geçirdiğim insanların kimler olduğunu?

En çok vakit geçirdiğim internet sitelerinin neler olduğu?

Sosyal aktiviteleri mi? vb.

Kendime yukarıdaki sorulardan oluşan bir liste hazırlıyorum. Etkili ders çalışmamı, akılda kalıcı olmasını ve bundan keyif alıp eğlenmemi bu hazırladığım liste sağlayacak. Çünkü “ders çalışma planı nasıl hazırlanır?” kavramını tamamen bu liste ile bağdaştıracağım. 

*Yaşam Biçimi

Sıradan, adeta tekdüze seyreden hayatıma, küçük bir değişiklik ekleme isteği ile başlayan açıköğretim serüveninde, bazı şeylerin hatalı olduğunu anlayabilmem; ne yazık ki geri gelmeyecek iki yıla sebep oldu.

Aöf için yeterli puan elde ettiğim sınavın ertesi, tercih için kolları sıvayan ben; ülkemde açıköğretim sistemini barındıran üniversitelerin, Felsefe bölümlerini Google amcaya sormaya başlıyorum ilk.

Atatürk Üniversitesinde Felsefe Bölümü olmaması biraz ümidimi kırsa da Anadolu ve İstanbul Üniversiteleriyle tercih listeme ekliyorum bölümümü. Tabi ki yetinmiyorum. Ya olmazsa diyerek başlıyorum sıralamaya; Sosyoloji-Tarih-Türk Dili…

En nihayetinde ilk tercih “Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Felsefe Lisans Programı” yazıyor sonuçlarımda.

Her şey mükemmel! Sınav sonucu olağanüstü olmasa da yeterli! Aöf’de istenilen bölüm mevcut! Tercih sonuçları harika! Peki, bu iki yılın faturası nereden?

Çok fazla dağılmadan konumuza dönelim. İlk derslerini alan ben, daha o gün, kendime bir ders çalışma programı hazırlıyorum. Hem de hiç üşenmeden. Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar –ne hikmet ise her zaman pazartesiden başlıyoruz.

Liste olağan üstü inceleyen; Amerika Birleşik Devletleri Başkanının günlük rutin işleri zanneder.

Tam iki yıl. Listeye, neredeyse, nöbetini aşk ile tutan askerin, bayrağına olan sadakatiyle eş değer bir bağlılığım var. Liste ile yatıp liste ile kalkıyorum.

Sonuç; genel not ortalaması taban puanı 2,00 olan bir sistemde, maksimum 0.99 puan elde ediyorum. Her şey kusursuz. Problem nerede?

Atladığım oldukça küçük bir ayrıntı var. Mevcut liste, benim *yaşam biçimimi oluşturmuyor. Sadece “haftalık ders çalışma programı” denilen yaygın fakat etkisiz bir sistemden oluşuyor.

Açıköğretim Fakültesi Etkili Ders Çalışma Teknikleri başlıklı yazımda faydasını gördüğüm tüm yöntemleri, hayatımda *yaşam biçimi haline getirmek için sıvıyorum bu kez kollarımı.

Yaşamı derslere göre uyarlamanın başarısız olduğunu gördükten sonra, dersleri yaşamıma göre uyarlama kararı alıyorum. Şöyle ki; yaşama dair en keyif aldığım faaliyetler her ne ise, onların bir parçası olarak kabul ediyorum dersleri…

Ders çalışma programı yerine ders çalışma yaşam biçimi yaratabilmek, açıköğretim yolculuğunu çok daha keyifli hale getirecektir.

Anadolu Üniversitesi tarafından hazırlanan bir videoda, açık ve uzaktan eğitim sisteminde ders çalışma konusuyla alakalı, önemli bilgiler aktarılmaya çalışılmıştır. Buraya tıklayarak izlemenizi tavsiye ederim.

Küçük bir öneri, büyük bir eleştiri, olası bir katkı ya da olmayası bir yalanlamanız var ise; yorum yazmanızı veya iletişim sayfasındaki formu doldurarak benimle iletişim kurmanızı bekliyor olacağım.

Sizlerden habersiz içerik paylaşmak gibi bir özelliğim var. Bunun önüne geçmek isterseniz e-posta bültenime abone olabilirsiniz.

"paylaşmak güzeldir."

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir